Düşünü’yorum # 2

’nin adını ilk ’de duymuştum. O dönem Şahan Gökbakar’ın ’de “Dikkat Şahan Çıkabilir” adlı programı vardı. Aynı Holdingin kuruluşlarının reklamı oluyordu genelde.
Bunlar WOW Otelleri ve ’ydu.

Sonra bir şekilde ile mektup gönderme gibi bir hata yaptım. Bir mektubu Ayvalık’tan Altunizade’ye 7 günde götürdüler. Çok işten tebrik ettim kendilerini :)

Aradan 2,5 yıl kadar bir süre geçti. Artık ne ’i izliyordum ne de kullanıyordum.

Sonra bir çıktı.

bir otel inşaatı için ’nde ki Pina Yarımadası’nı kaçak olarak dolduruyordu. Hatta öyle bir doldurmuştu ki yörenin haritasında değişikliğe sebep olmuştu.

Bu olayla ilgili bir yetkilisi açıklama yaptı.
“İzin için başvurduk. Zaman kaybetmek istemedik. Biz büyük bir şirketiz, zaten o izni alırız.” Dedi.

Kısa bir süre sonra “büyük şirket” olmanın güzel bir şey olduğunu öğrendik. Çünkü “büyük şirket”in yetkilisinin dediği gibi olmuştu, izni almışlardı.

Kısa bir süre sonra ’de “Kentlerin Dili” adlı bir program başladı.

“Biz aslında çevrecinin daniskasıyız! Hastasıyız doğanın, kültürün, tarihin. Tabii yerseniz…” mesajı veren bir programdı.

Bu programın başlamasından 2–3 hafta kadar sonra gazetelerin ekonomi bölümlerinde bir gördüm.

, atık kargo poşetleriyle ayda 2 yaptıracak.” Biz bu tarz hareketlere kameraya oynama adını veriyoruz.

Sonra 5–6 ( belki 7) hafta geçti… Yine bir çıktı.

’in göz diktiği ama orman niteliği taşıdığı için alamadığı alanlarda yangın çıkmış ve bu yangınlardan sonra alan orman niteliğini kaybettiği için ( 2B’yi savunanlara o yanan ağaçlar … ) alıyor ve oteller yapıyordu.

“Çevre ve Orman Bakanı” ( Artık hangi ormana nasıl bakıyorsa… ) her orman yangınından sonra bozuk plak gibi “Yanan yerler kimseye peşkeş çekilmeyecek. Derhal ağaçlandırılacak.” diyip dursa da, yanan ormanların yerinde ’in turistik tesisleri bitiveriyordu.

Tabiat “aşığı” ;

Sen paraya doymaz mısın?

Bu para hırsının bitmesi için daha kaç ormanın yanması, kaç denizi doldurman lazım?

Bütün ormanlar senin otellerinle dolduğunda, bütün denizleri doldurduğunda mutlu olacak mısın?

Zannediyor musun ormanı olmayan bir ülkeye turist yağar? Ya da denizi çocuk havuzuna çevirdiğin de “turizm kralı” mı olacağını sanıyorsun?

Belki bir şekilde okursun bu yazıyı ( keşke ) .

Ben bu ihtimali değerlendirip sana şu sözü armağan ediyorum: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenilemeyen bir şey olduğunu anlayacak!”


Yorum Yap



© 2008 Ahmet ÇAKIR | Altyapı WordPress | Tema Bob
Tema Türkçeleştirme Ahmet ÇAKIR